Tarihçe      Kadirli ilk çağ yerleşim birimlerindendir. M.Ö. (800-900) yılları arasında kurulmuş Hitit Harabeleri ve dağlık bölgelerde ilk çağa ait mağara mezarlarına rastlanmış olması bunun ispatıdır. Kadirlinin çeşitli milletlerce el değiştirdiği görülmektedir. Türklerin Çukurova'ya gelişi bilindiği kadarı ile 758 yılındadır. Burada Horasan Türkleri kalıcı olmamıştır.
     1074 tarihinden itibaren Kars’tan gelen Türkler Kadirliye iskan ettirilmiş ve buraya ilk önce Kars ismi verilmiştir. Kadirli 1129 yılında Danişmetoğullarının 1375 Memlukluların hakimiyetine girmiştir. 1400 yılında Ramazanoğullarına bağlanmış, 1468 yılında Dulkadiroğullarının kışlık idari merkezi olmuştur, 1515 yılında Osmanlı hakimiyetine giren ilçemiz Karszülkadriye adıyla bir sancak merkezi olmuş ve Dulkadirli Eyaletine bağlanmıştır.
     İlçemiz Osmanlı hakimiyetine girdikten sonra daha çok Müslimler tarafından yönetilmiştir. 1865 yılında Karszülkadriye adıyla bir kaza merkezi olarak kurulan ilçemizin o tarihte 10 mahallesi, 1 nahiyesi, 50 köyü bulunmaktadır.
 
Coğrafi Yapısı      Çukurova' nın kuzeydoğusunda ve Orta Torosların güneyinde yer almaktadır. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 95 metre ve yüzölçümü 1071.3 km2 dir.
     Osmaniye İlinin en büyük ilçesi olan Kadirli; kuzeyinde Feke ve Saimbeyli ilçeleri, doğusunda Andırın ve Düziçi ilçeleri, güneyinde Osmaniye İl merkezi ve Ceyhan ilçesi, batısında ise Sumbas ve Kozan ilçeleri bulunmaktadır. İlçe arazilerinin üçte biri dağlık, üçte ikisi ise ovalıktır. Ceyhan ırmağı ile onun kolları olan Savrun çayı, Sumbas Çayı ve Keşiş çayı ilçenin muhtelif topraklarından geçmektedir.
     Kadirli' de subtropikal Akdeniz iklimi egemendir. Yazları sıcak ve kurak, kışlar ılık ve yağışlı geçer. En yüksek noktalan 2307 metreye varan dağlık kesimde iklim karasallaşır. İlçede en yüksek sıcaklık ortalaması 36 C ile Ağustos ayı en düşük sıcaklık ise ortalaması 3 C ile ocak ayı olup, yıllık ortalama yağış miktarı m2'ye 890 mm dir.
     İlçede bitki örtüsü zengindir. Ovada çok çeşitli ziraat yapılırken, dağlık kesimlerde orman alanlar yer almaktadır.%39'a varan yeşil alan ve ormanları ile Ülke ve Dünya standartlarının üzerinde bir yeşil alana sahiptir.
 
Sosyal Yapısı      Kadirli İlçesi Sosyal ve kültürel olarak gelişmiş bir ilçedir.Şehir her yönüyle yenilikleri takip etmekte gelişmeye açık bir şehirdir.
     İlçede sosyal yapıyı belirleyen temel unsur tarıma dayalı ekonomi ve kan bağına dayalı geleneksel toplum anlayışıdır. Son zamanlarda ilçe bir yandan göç verirken diğer yandan göç almaktadır. Bu gelişme de sosyal yapıya önemli etki yapmaktadır.
     İlçede evler oldukça sade ve basit yapılar olmasına rağmen son yıllarda yapılaşmada önemli gelişmeler yaşanmış, kooperatifcilik ve çok katlı evlerin ve apartmanların sayısı hızla çoğalmaktadır. Evlerde genellikle çatı bulunmamaktadır. Şehir merkezinde de evler genel olarak briketten yapılmış, alt katı depo ya da işyeri, üst katı konut olan binalardır.
     Düğünler, cenaze törenleri, mevlit toplantıları, yaylaya çıkma geleneği en yaygın sosyal hareketlilikler olmakla birlikte koyu sohbetlerin yapıldığı çay ocakları ve kahvehanelerin yanında son yıllarda cafe ve internet cafelerin sayısı da oldukça fazladır.
     İlçede Belediye Sülemiş Turistik Tesisleri ve Kızyusuflu Su Sporları Merkezi çok yıldızlı otel konforunda olup, her türlü sportif aktiviteye ve toplantı yapmaya elverişlidir.
     Şehir merkezindeki Sülemiş ve Muallimbağı ormanları içerisinde yapılan yürüyüş parkurları her kesimden vatandaşların ilgi odağı olmaya devam etmektedir.
     Köylerde yaşayanların ilçe merkezine ve ilçe dışına seyahatleri sınırlıdır. Buralarda kapalı ekonomi, geleneksel köy tipi yaşantı egemendir. Dağ köyleri daha fakir olmasına rağmen son yıllarda sulu arazilerde yoğun tarım yapılmakta olan ova köyleri ise daha zengindir. Ancak tüm köylerde telefon ve ulaşım rahatlığının yanında hemen tüm evlerde televizyon ve uydu yayıncılığına ulaşım mevcuttur.
     İş ve çalışma hayatı başta tarımsal faaliyetlere, daha sonra memurluk, esnaflık ve tüccarlığa dayalıdır. Sanayii gelişmekte olan ilçede fazla sayıda devlet memuru mevcut olup bunların çok büyük bir bölümü yerlidir.
 
Bölgenin Mevkii ve Sınırları      Osmaniye iline 46 km mesafede bulunan ilçenin yüzölçümü 1067 km. karedir. Denize uzaklığı 65 km. deniz seviyesinden yüksekliği 95 metredir. İlçenin doğusunda Andırın, batısında Kozan, kuzeyinde Saimbeyli, güneyinde Osmaniye, Adananın Ceyhan ilçesi bulunmaktadır. Adana, Mersin ve Osmaniye'ye ulaşım toplu taşıma araçları ile yapılmaktadır. Kadirlinin nüfusu 2008 sayımına göre Merkez 77,379, Genel Toplam Nüfusu ise 111.455 olarak belirlenmiştir.  Yüz Ölçümü : 1067 Km2 Nüfusu : 111.455 Merkez İlçe Nüfusu : 77.379 Merkez İlçe Köy Nüfusu : 34.076
 
Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi      Kadirli İlçesi Kızyusuflu Köyü sınırları içerisindedir. Kadirli'ye 22 Km. uzaklıktadır.Karatepe geç hitit çağında (M.Ö.8. yy) Adana ovası hükümdarı Asativatas tarafından krallığını kuzeydeki vahşi kavimlere karşı korumak üzere bir hudut kalesi olarak yaptırılmıştır.Asativadaya adını alan bu yer M.Ö. 725-720 tarihleri arasında Asur Kralı 5. Salamondor veya M.Ö. 680 yılında Asarhoddon tarafından elegeçirilmiş yıkılıp yakılmıştır.
     Tepenin zirvesinde saray kalıntıları olduğu tahmin edilen iki tane yanmış bina harabesi ve zahire kuyuları mevcuttur. Kalenin biri güneybatısında diğeri kuzeydoğusunda olmak üzere iki kapısı vardır. Hierapolis Kastabala      Hierapolis veya Kastabala, Kadirlinin 35 km güney doğusunda olup ceyhan ırmağının Osmaniye-Kadirli arasında yaptığı dirseğin batı yakıasındadır. Bodrum kaleside olarak bilinen Hierapolis Kastabala M.Ö. 1 yy. ikinci yarısından M.S. takriben 17 yılına kadar hüküm sürdüğü bilinmektedir. Kastabalada bulunan ana tanrıça artemiz Kültü ve Kültün tapınağı, bu kentin antik devir din tarihinde büyük rol oynamasına sebep olur her yıl düzenlenen kült törenlerine Ceyhan nehri kıyısında bulunan bir çok kent katılırdı. Bu kült törenlerinin en büyük özelliği rahibelerin kor haline gelmiş kızgın közler üzerinden çıplak ayakla yürümeleriydi. AlaCami      Roma antik kenti FLAVİAS’ın görkemli bir eseri olan ve m.s 70’li yıllarda Roma’ da işbaşında bulunan FLAVİEN hanedanı tarafından yapılan bu tarihi yapı yaklaşık 2000 yıldır zamana meydan okuyor. Dulkadiroğulları Türkmen beyi, Alaüddevle’nin oğlu Sarı Kaplan zamanında takriben 1480’li yıllarda tarihi kilise, iç kısmına kıble yönünde bir mihrap, anıtsal yapının kuzeybatı yönündeki duvarının üzerine de bir minare eklenerek camii’ye çevrilmişti.2005 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yaklaşık 1 trilyon ödenekle başlatılan restorasyon çalışmaları, 2007 yılında tamamlanmış ve ilçemizin en önemli tarihi ve kültürel mirası koruma altına alınmıştır.